“Güneşin altında yeni bir şey yok.”
Eski Ahit’ teki Vaiz bölümünde (Vaiz 1:9) geçen bu sözü birlikte biraz irdeleyelim.
Günler ardalansa da insanların değişmeyeceğini ve tarihin kendini tekrar edeceğini anlatan, Kral Süleyman’ a atfedilen bir sözdür. İnsan ömrünün ortalama 80 yıl olduğunu göz önünde bulundurursak ve doğası gereği tecrübeleri yaşayarak öğrendiğini düşünürsek bu çok da beklenmedik bir sonuç doğurmaz. Her insan hatalarından ders çıkartarak değişir. Toplumlar da böyledir ama tek bir farkla. Toplumların ömrü hatalardan çıkartılan sonuçlardan ne derece yararlanabildikleriyle ölçülür. Toplumlar, insanlardan bağımsız olmadığından insan doğasının getirilerinden de götürülerinden de nasibini alır. Çoğu zaman unutulan geçmiş, benzer sonuçları geleceğe taşır. Evet, çağlar atlanır. Gelişim devam eder gibi görünür ama sadece form değişmiştir, amaç aynıdır. İnsan aynı insandır.

Şimdi de insan doğasının evrenin yasalarıyla ne kadar uyumlu olduğunu analoji yöntemiyle görelim. Evrende hakim olan bir yasa vardır: Entropi. Evrende bütün sistemlerin üzerinde mutlak bir güce sahip olan…




Eşya sahibinin ona verdiği değerle anlam kazanıyorsa eklenen her bir yeni parça,eski geminin ruhunu taşıyıp oraya ait olmaz mı? Bu durumda yeni parçalarla yapılan gemiye de baksak eski parçalardan yapılan gemiye de baksak yapan kişinin benimsediği gemiye Theseus'un gemisi demez miyiz ?