Edward munch günlüğüne bu anı tam olarak şöyle kaydetmiştir:
İki arkadaşımla yolda yürüyordum , güneş batıyordu,aniden gökyüzü kan kırmızı bir renge büründü.Durdum,kendimi inanılmaz yorgun hissettim ve tırabzanlara yaslandım.Mavi-siyah fiyordun ve şehrin üzerinde kan ve ateş dilleri vardı.Arkadaşlarım yürümeye devam etti ve ben orada,endişeyle titreyerek kalakaldım .Ve doğanın içinden geçen sonsuz , bitmeyen bir çığlık hissettim.
TABLONUN ARKASINDAKİ 3TEMEL ETKEN
1883 yılında Endonezya'daki Krakatoa Yanardağı patladığında ,atmosfere saçılan yoğun kül kütleleri yıllar boyunca Kuzey Avrupa'da dahil olmak üzere dünya genelinde gün batımlarının olağan dışı biçimde kan kırmızı ve alev rengi görünmesine yol açmıştı . Munch'ın gördüğü gökyüzünün sebebinin bu olay olduğu düşünülüyor.
Munch , hayatı boyunca ağır psikolojik travmalarla boğuştu .Küçük yaşta annesini ve kız kardeşini veremden kaybetti .Olayın geçtiği Christiania( bugünkü Oslo) fiyorduna bakan o nokta , aynı zamanda kız kardeşinin akıl hastanesinde yattığı yerin çok yakınındaydı.
Popüler kültürde figürün kendisinin bağırıldığı düşünülsede aslında Munch'ın anlatmak istediği şey farklıdır:Figür kendisi…