top of page

Edebiyat Kürsüsü Grubu

Herkese Açık·10 üye

BUĞULU CAM TEORİSİ

Buğu içerisi sıcak ve dışarısı soğuk olunca oluşur.İçerideki ile dışarıdaki farktan dolayı yani.Zihin de öyle.İçinde biriken ile dışarıya gösterdiğin arasındaki fark büyüdükçe...cam buğulanıyor.


Buğulu camla yaşamak şuna benziyor;


Her şey aynı anda hem çok önemli hem anlamsız.Basit kararlar bile ağır.Ve gece 2'de gelen o his :"Hayatımı komple değiştirmem lazım."Hayır , gerek yok. Muhtemelen sadece camın buğulu.

İşi değiştir , şehri değiştir , insanları değiştir...Ama cam buğuluyken yeni manzara da bulanık görünüyor . Sonra "burada da olmadı" diyoruz. Tabii olmaz.Bakılan yer değil , bakılan cam sorunlu .

Karar veremediğin o şey...Dinlenmiş , sakin , iyi uyunmuş bir gününde de aynı derecede karmaşık mı ? Cevabın "aslında hayır "sa sorun kararda değil. Hayatına baktığın camda.


Manzaran bozuk değil . Camın buğulu.


2 görüntülenme

"Bakabiliyorsan,gör.Görebiliyorsan fark et " der José SARAMAGO

Doktor onları kapıya kadar geçirdi,güven veren sözler geveledi,Göreceğiz ,göreceğiz,umutsuzluğa kapılmamak gerekli türünden şeyler ve tekrar yalnız kaldığında yandaki küçük banyoya girdi , upuzun bir dakika boyunca aynada kendine bakakaldı,Ne olabilir ki bu , diye mırıldandı .Sonra odasına geri döndü,sekreteri çağırdı , Sıradakini içeri gönder. Kör o gece rüyasında kör olduğunu gördü

45 görüntülenme

İstediğim her şeyi dört satıra sığdırsam bana bir şey kalır mıydı

41 görüntülenme

Yabancı

Yıldızların bile onu baş başa bıraktığı gecenin avuçlarında titrediğini hissettiği; ruhani ağırlıkla içine dönerek geçirdiği saatlerde birebir özleştiği imgeler, mütemadiyen peydah olarak içindeki hiçliğe yarenlik ederdi. Kendini bulma yolunda edindiği düşsel deneyimlerle her geçen gün daha da özerkleşiyordu. Dahası zamanını paylaşmak konusunda Harpagon denen o kalantordan da cimriydi. Kimsenin usunda var olmayan varlığı bizzat kendi ellerindeydi; aynadan yansıyan yazgısını kabul edişiyle ona bahşedilen hayatı sahici bir içtenlikle yaşıyordu. Hayatın kendisi olağanüstüydü, herhangi bir beklenti içine girmeden şu anı yaşayabildiği için hâlâ daha müteşekkirdi. Bunun içinde yarattığı huzura olan hayranlık, onu hayata bağlayan yeganeydi.

Evini kaybetmesi bir yaz akşamına denk düşüyordu. Son zamanlarda içinde aşina olduğu bir ses, edimlerine hafiyelik ettiği bu yaşam düğümünde arz-ı endam ederek naralarında boğuldu. Her ne kadar kendisini kendisiyle tamamlasa da her türlü insani duygudan arınmış olsa da daima sevgisi vardı. Herkese yetebilecek kadar sevgisi varken artık bu sevgi ruhunu bile doyurmaya yetmiyordu. Yıldırım gibi bi…


33 görüntülenme

Ilham verici tesekkur ederiz bu guzel harman icin 😋

bottom of page