top of page

Gruplar

Aşağıda grupları ve gönderileri görüntüleyin.


Topluluk

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Adem'in Yaratılışı Tablosu

Michelangelo' nun bu tablosunda

birbirine bakan o iki parmağın neden dokunmadığı çok fazla kişinin gözünden kaçan bir ayrıntıdır.

Peki neden bu iki parmak neredeyse dokunacak kadar birbirine yakın ama dokunmuyor?

Uzanır pozisyonda olan Adem var.Güçsüz bir beden hayat bulmayı bekliyor.Diğer tarafta ise hareket halindeki tanrı ve melekleri var

Tanrının kolu tam uzanmış,parmağı gergin ve kararlı. Adem'in eli ise gevşek , parmağı hafif bükülmüş.

Kimi zaman bu güç ve güçsüzlük olarak yorumlansada bazı sanat tarihçileri çok daha farklı bir şey görüyor.


28 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Hayat dönüm noktalarıyla dolu. Herkesin kendince bir finali ve o finalin ardından yeni bir başlangıç arayışı var.

Ama sağlıklı bir başlangıç yapabilmek için önce geride bıraktıklarımızla yüzleşmeli , değiştiremeyeceğimiz gerçekleri kabul etmeliyiz. Aksi halde takılıp kaldığımız her an , zihnimizde büyüyen bir yük , ruhumuzda derinleşen bir yara haline gelir. Belki de şu an bu kadar yorgun , tükenmiş, umutsuz hissetmemizin sebebi tam da bu " kabul edişin " gerçekleşmemesidir.

Bu yüzden kendimize bir yolculuk başlatmalıyız : kabul yolculuğu...

Bu yolculuk uzun ya da kısa sürebilir fakat biliyoruz ki her bitiş yeni bir başlangıç değildir ; sadece kabul edilen bitişler yeni başlangıçlara dönüşebilir.


Necati Demirci ( Anlaşılmak )

17 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

BUĞULU CAM TEORİSİ

Buğu içerisi sıcak ve dışarısı soğuk olunca oluşur.İçerideki ile dışarıdaki farktan dolayı yani.Zihin de öyle.İçinde biriken ile dışarıya gösterdiğin arasındaki fark büyüdükçe...cam buğulanıyor.


Buğulu camla yaşamak şuna benziyor;


Her şey aynı anda hem çok önemli hem anlamsız.Basit kararlar bile ağır.Ve gece 2'de gelen o his :"Hayatımı komple değiştirmem lazım."Hayır , gerek yok. Muhtemelen sadece camın buğulu.

İşi değiştir , şehri değiştir , insanları değiştir...Ama cam buğuluyken yeni manzara da bulanık görünüyor . Sonra "burada da olmadı" diyoruz. Tabii olmaz.Bakılan yer değil , bakılan cam sorunlu .

Karar veremediğin o şey...Dinlenmiş , sakin , iyi uyunmuş bir gününde de aynı derecede karmaşık mı ? Cevabın "aslında hayır "sa sorun kararda değil. Hayatına baktığın camda.


Manzaran bozuk değil . Camın buğulu.


18 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Kadı burhanettin enteresan bir figür, eratna devleti yıkıldıktan sonra sivas-kayseri merkezli olarak devlet kuruyor kendi ismiyle. Annesi anadolu selçuklu sultanı 2. gıyaseddin keyhüsrevin akrabası, devlet kademesinden birisinin kızı ve babası da eratna devletinde kadı olarak birnevi memurluk yapmış. Şahane bir eğitim almıştır, mukayeseli edebiyat ve diğer dönem bilimleri üzerine farklı şehirlerde okumuştur. Azerbaycan edebiyatının çok önemli bir ismidir, modern anlamda türk ve azerbaycan edebiyatının kurucularından sayılır. Tuyuğ adlı edebi türün kurucusudur. Kayserilidir ve ilk eğitimini burada almıştır. İslam hukuku üzerine çalışmaları vardır kadılık görevi gereği. Eğitimini mısır ve suriyedeki medreselerde tamamlayıp eratna tahtına saray danışmanlığı, kadılık (adalet bakanı/başsavcı) ve vezirlik yapmıştır. Kendi devletini kurduktan sonra 18 yıl boyunca birçok farklı cepheden osmanlılar, karamanoğulları, akkoyunlular devleti ve mısır merkezli memlük devleti ile mücadele etmiştir. Önemli bir özelliği olarak ise yıldırım beyazıtın en sevdiği şehzadesi ertuğrulu yenip savaş meydanında ölmesine yol açmış, ordusu ile batıya ilerleyip osmanlı üzerinde geniş çaplı yıkıcı bi…

20 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

13 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Çığlık" O An"

Edward munch günlüğüne bu anı tam olarak şöyle kaydetmiştir:

İki arkadaşımla yolda yürüyordum , güneş batıyordu,aniden gökyüzü kan kırmızı bir renge büründü.Durdum,kendimi inanılmaz yorgun hissettim ve tırabzanlara yaslandım.Mavi-siyah fiyordun ve şehrin üzerinde kan ve ateş dilleri vardı.Arkadaşlarım yürümeye devam etti ve ben orada,endişeyle titreyerek kalakaldım .Ve doğanın içinden geçen sonsuz , bitmeyen bir çığlık hissettim.


TABLONUN ARKASINDAKİ 3TEMEL ETKEN

1883 yılında Endonezya'daki Krakatoa Yanardağı patladığında ,atmosfere saçılan yoğun kül kütleleri yıllar boyunca Kuzey Avrupa'da dahil olmak üzere dünya genelinde gün batımlarının olağan dışı biçimde kan kırmızı ve alev rengi görünmesine yol açmıştı . Munch'ın gördüğü gökyüzünün sebebinin bu olay olduğu düşünülüyor.

Munch , hayatı boyunca ağır psikolojik travmalarla boğuştu .Küçük yaşta annesini ve kız kardeşini veremden kaybetti .Olayın geçtiği Christiania( bugünkü Oslo) fiyorduna bakan o nokta , aynı zamanda kız kardeşinin akıl hastanesinde yattığı yerin çok yakınındaydı.

Popüler kültürde figürün kendisinin bağırıldığı düşünülsede aslında Munch'ın anlatmak istediği şey farklıdır:Figür kendisi…

28 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Nisan
21 Temmuz 2026 · Felsefe Kürsüsü Grubu grubunda paylaşım yaptı

“Güneşin altında yeni bir şey yok.”


Eski Ahit’ teki Vaiz bölümünde (Vaiz 1:9) geçen bu sözü birlikte biraz irdeleyelim.

Günler ardalansa da insanların değişmeyeceğini ve tarihin kendini tekrar edeceğini anlatan, Kral Süleyman’ a atfedilen bir sözdür. İnsan ömrünün ortalama 80 yıl olduğunu göz önünde bulundurursak ve doğası gereği tecrübeleri yaşayarak öğrendiğini düşünürsek bu çok da beklenmedik bir sonuç doğurmaz. Her insan hatalarından ders çıkartarak değişir. Toplumlar da böyledir ama tek bir farkla. Toplumların ömrü hatalardan çıkartılan sonuçlardan ne derece yararlanabildikleriyle ölçülür. Toplumlar, insanlardan bağımsız olmadığından insan doğasının getirilerinden de götürülerinden de nasibini alır. Çoğu zaman unutulan geçmiş, benzer sonuçları geleceğe taşır. Evet, çağlar atlanır. Gelişim devam eder gibi görünür ama sadece form değişmiştir, amaç aynıdır. İnsan aynı insandır.

Şimdi de insan doğasının evrenin yasalarıyla ne kadar uyumlu olduğunu analoji yöntemiyle görelim. Evrende hakim olan bir yasa vardır: Entropi. Evrende bütün sistemlerin üzerinde mutlak bir güce sahip olan…


35 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

"Bakabiliyorsan,gör.Görebiliyorsan fark et " der José SARAMAGO

Doktor onları kapıya kadar geçirdi,güven veren sözler geveledi,Göreceğiz ,göreceğiz,umutsuzluğa kapılmamak gerekli türünden şeyler ve tekrar yalnız kaldığında yandaki küçük banyoya girdi , upuzun bir dakika boyunca aynada kendine bakakaldı,Ne olabilir ki bu , diye mırıldandı .Sonra odasına geri döndü,sekreteri çağırdı , Sıradakini içeri gönder. Kör o gece rüyasında kör olduğunu gördü

53 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

İstediğim her şeyi dört satıra sığdırsam bana bir şey kalır mıydı

51 görüntülenme
bottom of page